Hali hazırda kullanılan ilaçlar beyindeki asetilkolin miktarınının azalmasını engellemeyi veya hücrenin aşırı uyarılmasını azaltmayı amaçlıyor. İlaçlar tedavi edici değil, yalnızca semptomları hafifletip hastalığın ilerlemesini yavaşlatıyor. Ancak bir kısım hastada ilaca rağmen bu yanıt bile alınmıyor. Bunun için de yeni ilaçlara çok ihtiyacımız var. İnsan ömrünün uzamasıyla giderek daha çok insan Alzheimer Hastalığı tanısı alıyor dolayısıyla tedavi gereksinimi daha da çok artıyor.
Son yıllarda Alzheimer Hastalığında yeni tedaviler bulmak için çalışmalar giderek arttı ve bunlar artık meyvelerini vermeye başladı. 2021 yılında "Aducanumab", bu yıl ise "Lecanemab", Amerikan İlaç İdaresi tarafından onay aldı.
-MAB, Monoclonal AntiBody için kullanılan kısaltma. Sonu -mab ile biten ilaçlar kanserden, enfeksiyonlardan, otoimmün hastalıklara kadar geniş bir yelpazede kullanılmaya başladı. Görece yeni bir ilaç geliştirme yöntemiyle oluşturulan bir ilaç ailesi denilebilir. Bu yüzyılda muhtemelen adını bol bol duyacağız.
Aducanumab ve Lecanemab da bir çeşit monoklonal antikor. Bu yeni ilaçların mevcut Alzheimer Hastalığı ilaçlarından farklı bir hedefi var. Beyinde birikerek işlevselliğini azaltan Beta Amiloid plaklarını azaltmayı böylece sinir harabiyetini azaltmayı amaçlıyorlar. Amiloid plaklarını hedefleyen ilk ilaçlar olmaları önemli. Bu plaklar hastalığın başlangıç evresinde oluşmaya başladığı için tedavinin bu evredeki hastalarda kullanılması daha uygun görülüyor.
Lecanemab'ın damardan haftada bir kez kullanılması da alışılmışın dışında bir özellik.
Her yeni kullanıma giren ilaç gibi bunlar da başta umut ve heyecan dalgası yarattılar ancak temkinli olmakta yarar var. Etki ve yan etkileri görmek için sabırlı olmak gerek. Henüz ülkemizde kullanım onayları yok. Bekleyip göreceğiz, gözümüz kulağımız yurtdışından gelen bilimsel verilerde olacak.